|
Yabanmersini
(Vaccinum
myrtillus),
30-35 cm yükseklikte, kışın yapraklarını
döken küçük bir bitkidir. Eğer Kuzey Avrupa, Amerika’
daki Rocky dağları ve Kuzey Karadeniz dağlarının fundalık ve
ormanlık bölgelerinde büyümüş iseniz, muhtemelen Yaban mersini
meyveleri, reçelleri ve turtalarını tatmışsınızdır. Ama artık
şimdilerde Yabanmersini’ nin mor renkli kapsüllerini ek gıda
olarak bulabilmeniz mümkün. Yabanmersini,
Vaccinum cinsinden Türkçe’de çay
üzümü veya çobanüzümü
denilen bir çalı ailesinin üyesidir.
Vaccinum cinsinin Kuzey yarım küre’ nin serin ve dağlık
bölgelerinde yetişen 450’ den fazla türü vardır. Yabanmersini,
30-35 cm yüksekliğinde kırmızıdan mor renge kadar dolgun ve
etli meyveleri olan küçük bir çalıdır. Meyveleri Temmuz’dan
Eylül’ e kadar toplanabilir.
Faydaları ve
Kullanım Alanları:
-
Göz
yorgunluğu, miyopluk, katarakt, karasu (Glokom:
Göz tansiyonu), şeker hastalığından kaynaklanan görme
bozuklukları (Diyabetik retinopati),
gece körlüğü, gece görüşünü artırıcı, kamaşma, retinayı
güçlendirici, kılcal damar çatlamalarını önleyici ve tavuk
karası (retinitis pigmentosa)
hastalığının ilerlemesini yavaşlatıcı
-
Kabızlık,
bulantı, mide krampları, ülser önleyici
-
Kan
şekerini düşürücü, iltihaplanma, kolajenin (collagen) stabilize edilmesi
-
Pıhtılaşmanın
azaltılması, damar sertliği oluşumunun engellenmesi ve
antioksidan etki
-
Varis,
basur (hemoroid) 'e karşı
iyileştirici
Yabanmersini,
yüzyıllardır yenilebilir, lezzetli bir yabani meyve olarak
kullanılıyordu. Meyvelerinin, 1862 yılında Kuzey Avrupa’da
basılan bir kitaba göre ( The Useful Plants For Great Britain,
C.P. Johnson) yabani, lezzetli bir yiyecek olarak
kullanıldığını, reçel, şurup, tart ve pastasının yapıldığını
biliyoruz. Şifalı bitkiler hakkında kitap yazan ilk kadın yazar
olarak ünlenen Saint Hildegard of Bingen (1098-1179)
tarafından adet kanamalarını düzenleyen bir meyve olarak
tavsiye edilmiştir.
16. Y.Y Almanya’ sında yaşayan herbalistler
(Şifalı Bitki Uzmanları) ise ( Hieronymus Bock gibi),
yabanmersini meyvelerini mesane taşları, karaciğer
rahatsızlıkları, öksürük ve akciğer hastalıkları
için bir çare olarak tavsiye etmişlerdir. 18. Y.Y ‘dan itibaren
özellikle Almanya’ da yabanmersini meyvelerinin kullanımı
yaygınlaşmıştır.
Bu ülkede yabanmersini preparatları, çeşitli
bağırsak hastalıkları, tifo ve karahumma,
ağız, deri ve üriner sistem enfeksiyonları,
gut ve romatizma için kullanılmışlardır. 20. Y.Y başlarında
ise kurutulmuş yabanmersini meyvelerinden yapılan çay, ishale,
kanlı basura, şeker hastalığına karşı ve
sakinleştirici bir tonik olarak, ayrıca iskorbüt ‘ü (scurvy)
önlemek (C Vitamini eksikliği) , aşırı kanamayı
durdurmak ve ağız içi yara ve iltihaplar için gargara ve
dezenfektan olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Yabanmersini
meyvelerine karşı modern ilgi ise 2. Dünya Savaşından sonra
meydana geldi. Çünkü
yabanmersini’ nin gözlere iyi geldiği artık bir sır değildi. 2.
Dünya savaşı sırasında İngiliz Hava Kuvvetleri pilotlarının
doktorların önerisiyle bol miktarda yaban mersini reçeli yiyerek
gece uçuşlarına çıktıklarını ve yorgun gözlerini
dinlendirdiklerini kayıtlardan biliyoruz.
Pilotlar,
yabanmersini reçeli yedikten sonra gece uçuşlarına çıktıklarında
gece görüşlerinde bir düzelme ve iyileşme hissettiklerini
sık sık rapor ediyorlardı. 1960’ ların ortalarında yukarıdaki
gözlem ve duyumlar, önce bir laboratuvarda daha sonraları da
klinik çalışmalarda yabanmersini meyve ekstrelerinin gözler
ve damar sistemi üzerine etkileri üzerine yapılan çalışmalara
yol gösterdi.
Yabanmersini
meyve ekstreleri (özü) üzerine yapılan çalışmalarda
bu meyvenin göz ve damar sistemi üzerine olan etkisinin bir
bioflavonoid olan
antosiyanidinler (
anthocyanosides) denilen, toksik (zehirli) olmayan,
suda çözülebilir, biyolojik aktif ve
antioksidan olan bir grup
bileşikle ilişkili olduğunu gösteriyordu. Bu bileşikler
antosiyan (anthocyans)
türevleri olup, meyve ve çiçeklerdeki
kırmızı, mavi ve
mor renklerinden sorumlu
pigmentlerdir (Renk maddeleridir). Yabanmersini meyveleri
üzerinde yapılan çalışmaların çoğunda purifiye edilmiş
(arındırılmış ve temizlenmiş) ve %25-36 arasında
antosiyanidin içeren ekstreler
kullanıldı.
Yabanmersini ekstrelerinde en azından 15 farklı
antosiyanidin bileşiği tespit edildi. Şu anda Amerika’da
üretilen pek çok standardize edilmiş yabanmersini ekstresi
%25 antosiyanidin içermektedir.
Elbette bitkisel kökenli doğal ürünlerin etkisini tek bir etken
maddeye bağlamak doğru değildir. Yabanmersini meyve
ekstreleri, antosiyanidin’lere
ilave olarak %7’ ye kadar
tanen, çeşitli
alkaloidler (myrtine ve
epimyrtine gibi), en azından 12 farklı
fenolik asit (phenolic acid) ve
3 glikozid ( quercitrin,isoquercitrin,
hyperoside) içermektedir. Tüm bu bileşikler şu veya bu
şekilde yabanmersini’nin faydalı etkilerine katkıda
bulunmaktadırlar.
Şu anda Avrupa ve Amerika’da yabanmersini
preparatları gece körlüğü ve diyabetik retinopati
(diabetic retinopathy- şeker hastalığından kaynaklanan görme
ve retina bozukluğu) ve zayıf kan dolaşımını artırmak
için kullanılmaktadır. Almanya’da ise ayrıca, ishal durdurucu
olarak da kullanılmaktadır.
Yabanmersini
meyveleri üzerine yapılan modern laboratuvar çalışmaları ise bu
meyvelerin daha birçok faydasını ortaya çıkarmıştır: Bunlar
arasında
antioksidan etki, platelet
(Damar sertliğine neden olan ve oksidatif zararla
parçalanmış olan kan hücrelerinin atardamar duvarlarına
yapışmasının engellenmesi), düz damar kasları üzerine hafif
gevşetici-rahatlatıcı etki, romatizmal rahatsızlıkları azaltıcı
etkileri sayabiliriz. Ayrıca laboratuvar deneyleri göstermiştir
ki; yabanmersini ekstresi konajen’in
(Conagen) indirgenmesine neden olabilen
elastaz (elastase) gibi
enzimlerin etkisini yavaşlatmaktadır.
Bu etki; damarsertliği,
akciğer anfizemi (amfizem) ve romatizmaya (Romatoid
Artrit) neden olan etkilerin azaltılması şeklinde
yorumlanabilir. Yabanmersini meyve ekstrelerinin en
güvenilir kullanım alanlarından birisi de damar hastalıklarıdır.
Bu hastalıklara kılcal damar çatlaması (Capillary
fragility) da dahildir. Zayıf kılcal damarlar
çatlayabilir. Bu durum ise sık sık tekrarlanan bere, morluk,
çürük ve eziklere neden olur. Zayıf kılcal damarlar ise zayıf
kan dolaşımını ve bağ dokusunu akla getirir ki bu durum
artrit yada mafsal iltihabı
gibi rahatsızlıklarla yakından ilgilidir.
Yabanmersini
meyvelerinde bulunan antosiyanidin
kılcal damarları, serbest radikal saldırısından koruyarak
(Bakınız
Antioksidanlar) onların kuvvetlenmesine hizmet
ederken aynı zamanda sağlıklı bağ dokusu ve yeni kılcal damar
oluşumuna da katkıda bulunur. Yabanmersini meyve ekstresi,
damar sertliği için bir risk faktörü olan
oksidatif zarar sonucu
parçalanmış kan hücrelerinin (Platelet olarak) atardamar
çeperlerine yapışmasını da azaltmaktadır.
Antosiyanidinler, platelet
agregasyonu olarak da bilinen plateletlerin(parçalanmış
kan hücrelrinin) damar çeperlerine yapışmasını azaltmanın
yanında, arteroskloroz
(Damar sertliği) riskini de azaltır. Bu kombine etkiler
antosiyanidinleri varis gibi
sirkülasyon bozuklukları, kılcal damarların beslenmesi ve
hemoroid (basur) gibi
durumlarda popüler hale getirmiştir.
Ayrıca diğer
bioflavonoidler gibi
antosiyanidinler de tüm vücutta
normal bağ dokusu oluşumunu artırır.
Yaban
Mersini’ nin göz üzerinde, ışığa duyarlılığı artırmak,
gözün değişen ışık kaynaklarına adaptasyonunu sağlamak ve
özellikle gece şartlarında görüşü kuvvetlendirmek,
göz kapilerlerini (kılcal damarlarını) beslemek
gibi yararlı etkileri ortaya çıkarılmıştır.
Antosiyanidinlerin, yapılan klinik
çalışmalarda retinadaki rodopsin
üretimini hızlandırdığı tespit edilmiştir. Görsel
fonksiyonların düzelmesi veya gelişmesi Rodopsin oranıyla
yakından ilgilidir.
Rodopsin
(Rhodopsin); gözde bulunan reseptörlerdeki (rods
ve cones) bir mor pigment (Renk maddesi) olup, beyne
ışık sinyallerinin iletilmesi ve retinanın aydınlık ve karanlığa
adapte olması için gereklidir. Bilgisayar ekranında
olduğu gibi parlak ışıklar gözdeki
rodopsin’i yok ederler ve ışığa karşı hassasiyeti
azaltarak gözün daha çabuk yorulmasına yol açarlar.
Antosiyanidinlerin gözdeki damar
ve kapilerler üzerinde güçlendirici etkisi vardır. Kılcal
damarlarda meydana gelen çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle gözün
yeterince beslenememesi sonucu görme bozuklukları oluşur.
Antosiyanidinler ise bu durumu
önler. Antosiyanidinler genel
olarak tüm vücuttaki kapiler olarak da bilinen kılcal kan
damarlarını güçlendirir. Zayıf kılcal damarlar vücut
dokularına daha az kan taşırlar. Bunun neticesinde de bu
dokuların bir travma sonucunda yaralanması ve
artrit (mafsal iltihabı)
gibi enflamatuvar rahatsızlıkların iyileşmesi gecikir.
Kapilerler zayıfladığı zaman çatlarlar ve sık sık morarma, çürük
ve berelere yol açarlar.
Bu vücudun diğer bölgeleri için de
zararlıdır. Bu durum gözlerde retinopati
olarak da bilinen mikrohemoriaja
yol açar.
Diyabetik retinopati,
şeker hastalığının (Diabetes mellitus),
iltihabik olmayan ve retinadaki kılcal damarlar üzerindeki
olumsuz etkisi sonucu oluşan bir görme bozukluğu olup; günde
320-480 mg. Yabanmersini ekstresi verilerek bu tür hastalar
üzerinde yapılan çalışmalarda olumlu gelişmeler kaydedilmiştir.
Özellikle retinadaki kanamalarda çok belirgin azalmalar
gözlenmiştir. Bu çalışmalar 1982-1987 arasında İtalyan
araştırmacılar tarafından yürütülmüş ve sonuçları kendi
dillerinde yayınlanmıştır.
Yabanmersini
üzerine yapılan bir kısım çalışmalarda yabanmersini ekstresi ile
beraber beta-karoten
(puro-vitamin A) ve E vitamini birlikte denenmiştir.
Beta-karoten ve E vitamini katkılı bu preparatlar
retinadaki zayıf kan dolaşımını ve ışığa karşı duyarlılığı daha
da artırarak yabanmersininin olumlu etkilerine katkıda
bulunmuştur. 1960’ ların sonunda İtalyan araştırmacılar
tarafından sağlıklı bireyler ve görme bozukluğu olan hastalar
üzerinde yapılan 4 ayrı çalışma da yabanmersini ekstresi
kullanımından sonra kayda değer bir şekilde gece görüşünün
arttığı, karanlığa ve flaş gibi parlayan ışık veya
farlara çok daha hızlı uyum sağlandığı gözlenmiştir.
Gece
çalışan trafik kontrol memurları, uçak pilotları ve
sürücüler üzerinde yapılan ilave çalışmalarda ise
standardize edilmiş yabanmersini meyve ekstrelerinin yine
gece görüşünü arttırdığı, aydınlık ve karanlık
arasındaki adaptasyon süresini kısalttığı bulunmuştur. Yine
İtalyan araştırmacılar tarafından çeşitli derecelerde miyop
olan hastalar üzerinde yapılan 2 klinik çalışmada hastaların
%76’sında retinal hassasiyetin arttığı gözlenmiştir.
Bu
hastalara 15 gün süresince vitamin A
(beta-karoten) katkılı, günde 150 mg Yabanmersini
ekstresi verilmiştir. Amerika’da yabanmersini meyve
özlerinin kurutularak preslenmesi sonucu elde edilen kapsül ve
tabletleri ek gıda olarak üretilmektedir. Aynı zamanda bu
ürünler %25 antosiyanidin içerecek
şekilde standardize edilmiştir.
Standardize edilmiş bu ürünler
yukarıda belirtilen ve önceden tahmin edilebilen etki ve
sonuçları daha iyi verebilmektedir. Eğer standardize edilmemiş
ve kurutulmuş yabanmersini meyvelerini çay olarak kullanmak
isterseniz günde 20-60 gr. kurutulmuş yabanmersini meyvesi
tüketmeniz gerekir.
Halbuki standardize edilmiş yabanmersini
ekstresi kapsüllerinden günde 2-3 tane almak yeterlidir. İster
yabanmersinini lezzetli yabani bir yiyecek, ister ek gıda olarak
tablet veya kapsül şeklinde kullanın, yabanmersini her iki
durumda da yukarıda anlatıldığı gibi şifalı bir bitkidir.
Kullanım
Önerisi:
Gıda takviyesi olarak yemeklerle beraber günde 2-3 kez 1 kapsül
alınabilir. Bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. |